Kalp Sağlığını Destekleyen Besinler

Anne karnına düşen bir bebekte gelişen organlardan ilki olan kalp, insanın hayatı boyunca kan pompalama görevini yerine getirerek yaşamayı sağlayan en önemli organlardan biri olmaktadır. İnsan vücudunda yer alan bütün organlar zarar görse bile belirli cihazlarla ve gelişen teknoloji ile işlevini yerine getirebilir ancak kalp herhangi bir cihazla yerine getirilemeyecek kadar önemli bir göreve sahiptir. Bu nedenle insan hayatında önemi tahmin edilemeyecek kadar büyük olan kalbin korunması ve sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için kalp sağlını destekleyen besinler tüketilmeli ve gerekli egzersizler yapılmalıdır. Özellikle tüketilen besinlerin kalbe sağlayacağı katkılar sayesinde insan ömrü uzatılabilmekte ve daha verimli bir şekilde çalışabilmektedir.

Kalp Sağlığı İçin Hangi Besinler Tüketilmeli?

Balık: Türü fark etmeksizin kalp sağlığına büyük katkılar sağlayan besinlerden biri olan balık içerisinde yer alan B vitaminleri, Omega 3 ve diğer değerler sayesinde kalpteki ritim düzenini sağlıyor. Ayrıca kalpteki kan pıhtılaşmasının da önüne geçilmesine yardımcı oluyor.kalp sağlığı, kalp sağlığına iyi gelen besinler, besinlerin kalbe sağladığı besinlerSüt ve Süt Ürünleri: Kalbin kan pompalaması sırasında sorun yaşamaması adına süt ve süt ürünleri tüketmek gerekiyor. Çünkü süt ve süt ürünlerinin içerisinde bol bol kalsiyum ve protein bulunduğu için kasların sorunsuz bir şekilde kasılmasını sağlıyor.

Zeytinyağı: Kandaki kolesterol miktarını düşürerek kalp damarlarının sağlığını koruyan zeytinyağı, kan basıncının da düzenlenmesini sağlıyor.

Yeşil Sebzeler: Kalp sağlığını koruyan ıspanak, fasulye, pırasa, marul, maydanoz gibi besinler içerdikleri mineral ve vitaminler sayesinde kalbin beslenmesini ve daha iyi çalışmasını sağlıyor.

Günlük olarak tüketilen elma, domates, havuç gibi ürünler ise kolesterol miktarını düşürerek kalbin kanı daha kolay bir şekilde pompalamasına yardımcı oluyor.

Kalp Sağlığını Desteklemek İçin Besinler Nasıl Tüketilmeli?

Kalp sağlığını desteklemek adına tüketilen besinlerin günlük diyet programlarına serpiştirilmesi gerekiyor. Mesela çok acıkan bir insan fındık, ceviz gibi besinlerle kalp sağlığını koruduğu gibi açlığını da bastırabiliyor. Kalp sağlığını koruma adına tüketilecek olan besinlerde mutlaka bir ölçüye uyulması şart. Çünkü gereğinden fazla tüketilen her besin kalbe zarar vermiyor olsa bile diğer organlara zarar verebiliyor. Kişilerin kalp sağlıkları için tükettikleri besinlerle birlikte kalp için faydalı çaylar ve meyveler tüketmesi de daha sağlıklı olmayı sağlıyor. Ayrıca düzenli egzersizle birlikte kızartma, asitli içecekler ve abur cuburdan da uzak durulması gerekiyor.

Çocuklarınıza “Yapma” Demeyin

Çocuklarınız ile aranızda daha sağlıklı bir iletişim olmasını istiyor ve sözünüzü dinletmek istiyorsanız iletişim kurarken bazı şeylere dikkat etmeniz gerekmektedir. Birçok ailenin yaptığı ortak bir hata vardır ki o da çocuklarına “yapma, etme” demeleridir. Çocuğunuzun bir şeyi yapmasını istemiyorsanız olumsuz kelimeleri kullanarak bu davranışı yapmaya onu yönlendiremeyebilirsiniz. Çünkü insan beyni kendisine verilen olumlu emirleri ilk olarak uygular. Şöyle bir senaryo düşünelim. Çocuğunuz ile yolda yürüyorsunuz ve onun çamurlu suyun içinde koşmasını istemiyorsunuz, defalarca uyarmanıza rağmen hala çamurlu suya giriyor olsun. Çocuğunuza “girme şu suya” diyerek, suya girmemesini sağlamaya çalışıyorsunuz emin olun ki ancak bağırır veya fiziki şiddet uygularsanız sözünü dinletebileceksinizdir. Çünkü suya girme derken “gir – me” şeklinde ikili emir veriyorsunuz. Verdiğiniz ilk emir beyin tarafından “suya gir” olarak algılanıyor ve haliyle beyin öncelikle olumlu fiili yerine getirmek istediğinden çocuğunuz suya giriyor. Peki; böyle bir durumda ne yapmanız lazım? Böyle bir durumda çocuğunuza “suya girme” demek yerine “yolun kenarından yürü, kuru yerden yürü, bu taraftan yürü” demeniz daha etkili olacaktır. Dikkat ederseniz “yolun kenarından yürü” dediğinizde “yürü” şeklinde olumlu bir emir veriyor olduğunuzu fark edeceksiniz.Olumsuz fiil, çocuklara emir verme, olumlu emirlerSadece çocuklarda değil yetişkin bireylerde de aynı mekanizma geçerlidir. Bir polissiniz ve birisinin bir başka birini rehin aldığını düşünün. Rehin alan kişiye “ona zarar verme” derseniz yine ikili emir vermiş olursunuz ve elde edeceğiniz sonuç kötü olabilir. “Ona zarar verme” demek yerine “rehin aldığın kişiyi serbest bırak” diyebilirsiniz. Böyle yaparsanız beyne olumlu bir fiil kullanarak yönlendirme emri verirsiniz ki bu da ulaşmak istediğiniz sonuca varmanızı kolaylaştırır. Verdiğimiz iki örneği de göz önüne aldığımızda günlük hayatta çocuklarınıza bir şeyi yapmalarını veya yapmamalarını istediğinizde daima olumlu fiiller ile emir verebileceğinizi aklınızda bulundurun. Özellikle kötü alışkanlıklarından çocuklarınızı vazgeçirmeyi istiyorsanız ya da kötü alışkanlıklardan onları uzak tutmak istiyorsanız olumlu fiiller içeren bir konuşma yapabilirsiniz. Gündelik hayatınızda olumlu filleri kullanarak iş ve özel hayatınızda daha mutlu bir birey olabilirsiniz.

Eğitim Koçluğunun Önemi Nedir?

Çocukların gelecekte daha iyi noktalara gelmesi aileleri için çok önemli bir konudur. Bu nedenle anne-babalar evlatlarının hayatlarını daha iyi bir şekilde devam ettirebilmeleri için iyi bir eğitim almalarını ve iyi bir meslek sahibi olmalarını ister. Bu nedenle de ellerinden gelenin en iyisini yapmaya ve çocuklarına sağlam bir gelecek temeli oluşturmaya çalışırlar. Günümüzü düşündüğümüzde eğitim almamış olan bireylerin ne yazık ki pek de iyi noktalara gelemediğini görmekteyiz. Bu sebepten dolayı öncelikle iyi bir eğitim alınmalıdır. Eğitim alınırken bazen sorunlar yaşanabilmektedir ve bu sorunların aşılabilmesi için dışarıdan yardım alınması gerekebilmektedir. Destekleyici olarak bir eğitim koçundan yardım alınması bu gibi durumlarda iyi sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır.Eğitim koçu, eğitim koçluğu, eğitim koçu desteğiEğitim koçu eğitim ile ilgili sorunları olan ve yeteri kadar iyi motive olamayan bireyleri yüreklendirmek ve onlara yol göstermek üzere çalışan kişilerdir. Bu kişilerin amaçları koçluğunu yaptıkları bireyleri (çocuk, genç vb.) daha başarılı olmaları için yönlendirmektedir. Bu yönlendirmeler çalışma disiplini oluşturmadan, psikolojik desteğe kadar ulaşmaktadır. Özellikle sınav stresi ile baş etmeye çalışan kişilerin aile dışından bir profesyonelden yardım almaları son derece önemli bir konudur. Diyelim ki çocuğunuz var ve bu yıl üniversite sınavına girecek, ancak nasıl çalışacağını, nelere dikkat edeceğini bilmediği için yeteri kadar başarılı olamıyor ve bu da onda stres yaratıyorsa başarılı olma şansı daha da düşecektir. Çünkü stres çocuğunuzdaki çalışma isteğinin yok olmasına, yerimi tembelliğe bırakmasına neden olacaktır. Böyle bir senaryoyu ele aldığımızda çocuğunuza destek olacak eğitim koçu öncelikle onun neden başarısız olduğunu saptayacak ve sonrasında bu sebebi ortadan kaldırmak üzere birtakım uygulamalara başvuracaktır. Ailesi olarak sizin de vereceğiniz destekler neticesinde çocuğunuz elde etmek istediği yere bir adım daha yaklaşacaktır.

Eğitim koçunun niçin bir bireye destek olması gerektiğinin altını çizmek gerekirse bir bireyin bazen dışarıdan müdahale ile kendine çeki düzen verebileceğini söyleyebiliriz. Kişilerin kendini kontrol etmesi ile bir başkası nezaretinde kendini kontrol etmesi arasında ciddi bir fark vardır. Birilerinin desteği ile bir işi başarmaya çalışan bir birey her zaman için daha başarılı olacaktır.

Bu konuda daha fazla bilgi almak için http://www.yeterbence.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Çekici Bir Kadın Olmak O Kadar Da Zor Değil

Kendinizi daha çekici bir kadın olarak görmek istiyorsanız yapacağınız birkaç şey sayesinde bu amacınıza ulaşabilirsiniz. Çekici olmanın ilk ve en önemli kuralı kendinize özen göstermenizdir. Bir kadın kendine ne kadar fazla özen gösterirse o kadar çekici olabilir. Adım adım çekici olmayı ele almak gerekirse şöyle bir yol izlemeniz gerektiğini söyleyebiliriz;Seksi görünmek, çekici olma, seksi olma

Kıyafet Seçimi Çok Önemli

Kıyafet seçiminize dikkat etmiyorsanız çekici olmayı unutun. Çünkü bir kadının vücudunu ön plana çıkartan şey öncelikle üzerine giydiği kıyafet sonrasında ise o kıyafeti takılar vb. ile göze hoş gelecek şekilde düzenlenmesidir. Örneğin; gece sevgiliniz veya eşiniz ile özel bir mekana gidecekseniz şık bir gece kıyafeti tercih etmelisiniz. Seçeceğiniz kıyafet bel ve göğüs bölgenizi öne çıkartacak şekilde olmalıdır. Seksi görünmek istiyorsanız özellikle göğüslerinizi öne çıkartacak modelde olan elbiseleri tercih etmelisiniz. Göğüsleriniz küçük ise dolgulu sütyen, göğüsleriniz sarkık ise destekleyici özellikli sütyen kullanarak kıyafetinizin içinde göğüslerinizin daha hoş görünmesini sağlayabilirsiniz. Kıyafetinizin daha hoş görünmesi için ise farklı takılardan yararlanabilirsiniz.

Makyaj Önemli

Kıyafet seçiminizi yaptıktan sonra yüzünüzü güzelleştirmeniz gerekmektedir. Çünkü bir kadını tamamen çekici yapmanın şartlarından bir tanesi de yüzün olabildiğince güzel görünmesidir. Giyeceğiniz kıyafete, bulunacağınız yerin özelliklerine göre fazla abartmadan mutlaka makyaj yapın. Yüzünüzü ön plana çıkartın ancak boya küpüne düşmüşçesine abartılı makyaj yapmaktan kaçının.

Saçlarınızı Kullanarak Çekiciliğini Arttırın

Saçlarınıza yapacağınız müdahale olduğunuzdan çok daha farklı bir şekilde görünmenizi sağlayacaktır. Bu sebepten dolayı mutlaka saçlarınıza gereken önemi verin. Gerekiyorsa saçınızı boyatabilir, kestirebilirsiniz. Ancak boyama ya da kesim yaptırmak istemiyorsanız farklı saç modelleri yapacak şekilde saçınıza şekil verebilirsiniz. Saçınızı evde kendiniz yapabileceğiniz gibi profesyonel yardım almak üzere kuaförünüze de ulaşabilirsiniz.

Ayakkabısız Olmaz

Bu adıma kadar yapmanız gerekenleri yaptıysanız ayakkabı seçiminizi de doğru bir şekilde yapacak çok çekici ve seksi bir kadın olabilirsiniz. Kullanacağınız ayakkabıların görünümü kıyafetinizi tamamlayacak şekilde ve renkte olursa çok şık görünürsünüz. Bu nedenle ayakkabı seçerken kıyafetinizin rengini ve modeline göre ayakkabı seçin.

Maden Suyundan Gelen Parıltı

Bayanların en fazla özen gösterdikleri yerlerinden bir tanesi de yüzleridir. Yüzleri ne kadar pürüzsüz olursa o kadar güzel olacaklarını düşünen hanımlar elbette yüzlerinin bu şekilde olması için çaba sarf etmektedir. Birçok bayan kimyasal peeling, lazer peeling gibi yöntemler ile parıldayan bir cilde sahip olmak için birtakım işlemler yaptırmaktadır. Bu yöntemler biraz pahalıdır ve bir o kadar da zahmetlidir. Çünkü kimyasal peeling veya lazer peeling yapıldığında bir süre yüzün iyi bir şekilde korunması vb. gerekmektedir. Bu da elbette bayanların sorunlu bir dönem geçirmesine sebep olmaktadır. Oysa daha doğal yöntemler ile parıldayan bir cilde sahip olunabilmektedir. Maden suyu ile yüz güzelleştirmek değerlendirilebilecek bir alternatiftir.Maden suyu ile yüz güzelleştirmek, Maden suyu ile güzelleşmek, Maden suyundan gelen güzellik

Maden Suyu Yüzü Nasıl Güzelleştirir?

Maden suyu içinde bulunan mineral sayesinde cildin tazelenmesini sağlar ve böylece yüz parıldar. Düzenli bir şekilde maden suyu kullanılarak bazı uygulamalar yapılır ise yüz derisi zamanla kendini yeniler ve olduğundan çok daha temiz bir görünüm kazanır. Maden suyu ile güzelleşmek sadece birkaç pratik şeyi uygulamaktan geçer. Maden suyu ile yüzünüzü daha güzel bir hale getirmek için şu adımları takip etmeniz yeterlidir.

  • Yüzünüzü ılık su ve sabun ile yıkayın ve ardından kurulayın.
  • Bir parça pamuk alın ve maden suyu ile ıslayın.
  • Isladığınız pamuk ile yüzünüzü daireler çizecek şekilde elinizi hareket ettirerek güzelce silin.
  • Tüm yüzünüzü maden suyu ile sildikten sonra sırtüstü uzanıp uyuyun. Sabah uyandığınızda cildinizin daha parlak olduğunu göreceksiniz.

Maden suyundan gelen güzellik yukarı bahsettiğimiz birkaç basit adımdan oluşmaktadır. Her gece yatmadan önce bu uygulamayı tekrar ederek yüz derinizin daha temiz olmasını sağlayabilirsiniz. Temizlenen deriniz bir süre sonra bebek cildi kadar yumuşak ve hoş görünecektir. Çünkü yaptığınız temizlik sayesinde yüzünüzde sivilce oluşumu en aza inecek ve siyah noktalar ile yollarınız ayrılacaktır. Haftada birkaç defa doğal ürünler kullanarak peeling yaparsanız daha kısa sürede çok daha güzel bir bayan olabilirsiniz.

Gündelik Yaşamda Stresten Uzak Durmak

Stres çocuklardan yetişkinlere varıncaya kadar her bir bireyi etkileyen bir şeydir. Stres en genel tanımıyla ele alacak olursak kişinin kendini yetersiz hissettiği, her şey üstüne geliyormuş gibi hissettiği bir durumdur. Bu durumun baş göstermesi için bazen çok küçük bir olay dahi yeterli olabilmektedir. Mesela “evden çıkarken acaba ocağın altını kapattım mı, elektrik faturasını ödemeyi unutmuş olabilir miyim” gibi sorunlardan tutun da “gelecek endişesi, hayatın devamında yaşanacakların vb.” düşünülmesi strese sebep olmaktadır.Uykusuzluk stres yapar, stres ile baş başa kalmamak, strese sebep olan durumlar

Stres İle Baş Etmek İçin Temele İnin

Stres ile baş başa kalmamak için basit ama etkili bazı noktalar vardır. Bu noktalara dikkat ederseniz hayatınız daha düzenli olacağından stres ile karşılaşmanız da daha az olacaktır. Öncelikle stres ile baş edebilmeniz için sizi nelerin strese soktuğunu belirleyin. Örneğin; plansız bir şekilde hayatınıza devam ettiriyor ve bu nedenle işlerinizi zamanında bitiremiyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda planlı yaşamaya başlar ve bunu alışkanlık haline getirirseniz işlerinizi tam zamanında halleder ve böylece zaman baskısından kurtulup stresi ardınızda bırakabilirsiniz.

Beklentilerinizin Limitini Zorlamayın

Hayatınızda olması mümkün olmayan şeyleri isterseniz ve elde edemezseniz bu bilincinizce bir baskı oluşmasına ve sürekli olarak o konuyu düşünmenize sebep olur ki bu da bir stres kaynağıdır. Elde edebileceğinizden daha fazlasını beklediğinizde bazen hayale kapılabilir ve her şeyin güzel bir şeklini hayal edebilirsiniz. Gerçek hayatta işler istediğiniz gibi gitmediğinde ise hayalleriniz yıkıldığı için hayatınızın eskisi kadar güzel olmayacağı düşüncesine kapılırsınız. Bu durum başlı başına strese maruz kalmanız demektir. Kendinizi mutlaka bir şeylere sahip olmalıymış gibi şartlandırmayın, sadece onların sizin olmasını isteyin ve olmazlar ise önemsiz olduklarına kanaat getirin. Böyle yaptığınızda emin olun stres ile ilgili pek bir sorununuz olmayacak.

Uyku Düzeninize Dikkat Edin

Uyku beynin kendini düzene sokması için gerekli olan bir aktivitedir. Mutlaka 24 saatlik zaman dilimi içerisinden beyninizin ihtiyacı kadar uyuyun. Kaç saat uyumanız gerektiğini düşünmeyin, alışılagelmiş 8 saat uyku temeline bağlı kalmayın. Uyku alışkanlığı kişiden kişiye değişen bir şeydir. Eğer kendinizi 3 saat uyuduğunuzda daha zinde ve mutlu hissediyorsanız 24 saatlik dilimde 3 saat uyuyun ya da 12 saat uyuyunca aynı durum sizin için geçerliyse 12 saat uyuyun. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli şey ihtiyacınızdan fazla ya da az uyumamaktır. Uykusuzluk stres yapar, aynı şekilde fazla uyumak da. Strese sebep olan durumlara gereken özeni verirseniz daha mutlu bir hayatınız olur..