Elde Oluşan Hastalıklar ve Tedavileri

“Volkmann” iskemik kontraktürü: Subfasyal basınç artışı sonucu gelişen iskemik kas nekrozlarının geç döneme ait klinik tablosudur. Bu olay kompartman sendromunun devamıdır. Kasların iskemik kontraktürüne bağlı olarak pençe eli deformitesi oluşur. Bilekte, PIP ve DİP eklemlerde fleksiyon, başparmakta fleksiyon ve adduksiyon görülür. En sık önkolda fleksör kas kompartmanmda rastlanır. Loj içi basıncı artıran faktörler eksternal (örneğin; sıkı alçı veya sargı) veya internal (örneğin; damar yaralanması sonrası gelişen hematom) olabilir. Çocuklarda özellikle suprakondiler kırıklar ve dirsek çıkıklarından sonra görülür. En önemli bulgu kası pasif olarak gerdirme ile ortaya çıkan, immobilizasyon ile hafiflemeyen, progresif, inatçı, şiddetli ağrıdır. Parestezi veya hipoestezi de erken bulgulardır. Ekstremite üzerinde bililerin oluşması veya periferik nabzın kaybolması genellikle geç döneme ait bulgulardır. Evreleri:elde oluşan hastalıklar, elde hangi hastalıklar oluşur, elde oluşan hastalıkların tedavisi

1. Evre: İskemi tehdidi (Akut fasya loju sendromu). Kompaitman içi basıncın zamanında düşürülmesi sonucu kasta kalıcı hasar meydana gelmez.

2. Evre: Kasta sarımtırak renk değişikliği (irreversibl nekrozunun belirtisi).

3. Evre: Nekrotik dokuların yerini nedbe dokusunun alması.
Genellikle ön kolda kas gövdesinin 1/3 orta kısmında dolaşımın ileri derecede bozulmasına bağlı elipsoid bir infarkt ve dejenerasyon meydana gelir. Kompartmanın kenarlarında, distal ve proksimale doğru dolaşımın daha iyi olduğu görülür. En fazla hasara uğrayan kaslar FDP ve FPL’dir. Median sinir elipsoid infarkt kitlesinin ortasından geçtiği için diğer sinirlere oranla daha fazla zarar görür. Volkman iskemik kontraktiiründe tutulan kasların derecesine göre hastalar hafif, orta ve ağır olmak üzere üç grupta değerlendirilir.

Tedavi: Ağrı ve nörolojik bulguların ortaya çıktığı durumlarda mevcut sargı ve alçı derhal gevşetilmelidir. Klinik tablonun düzelmediği hastalarda fasiotomi ve nöroliz yapılarak dekompresyon sağlanmalıdır. Fasyotomi kan dolaşımını sağlar ve kas dejenerasyonunu önler. Önemli damar yaralanmalarında onarım gerekir. Geç dönemlerde, kasın tamamen nekroze olmadığı durumlarda dezinsersiyon ve Z-plasti şeklinde uzatmaya yönelik tenotomiler yapılarak kontraktürler açılabilir. Bir kas grubunun tamamen kaybedildiği hastalarda tendon transferleri ve serbest kas transferi yapılarak ele yeniden işlev kazandırılmaya çalışılır.

Dupuytren hastalığı (kontraktürü): Dupuytren hastalığı genellikle 50- 60 yaş arasındaki erkeklerde sık görülen, primer olarak palnıar aponevroz ve bu aponevrozun dijital uzantılarının hastalığıdır. Fasyada oluşan patolojik değişimler ve bu arada kalınlaşma ve sertleşme en sık, MP eklem bölgesinde fleksiyon kontraktürü ile sonuçlanır. Hastalık genellikle avuçta distal deri kıvrımı civarında bir “nodül” şeklinde başlar. Zamanla fibröz nodüli’ın proksimal ve distalinde palpe edilebilen sert bantlar ortaya çıkar. Palnıar fasyadakine benzer değişikliklere bazen aynı hastada peniste (Peyronie hastalığı) ve/veya plantar fasyada da rastlanabilir. Etyolojisi bilinmemekte olup, mikrotravmalar, heredite, alkolizm, epilepsi ve diabet etken olarak ileri sürülmektedir. Bilateral ve simetrik olabilir. Bilateral olduğunda genellikle sağda başlar, 6-12 ay ara ile karşı elde de gelişir veya her iki elde beraber başlayabilir. En çok görülme yüzük parmak dizisinde olur. Bunu sıklık sırasına göre küçük parmak, orta parmak izler. Birden fazla parmak dizisi tutulabilir, gerek nodül, gerekse fibröz band palmar cilde yapışıktır. Tedavi cerrahi olup fasyotomi, fasiyektomi, bölgesel fasiyektomi, ekstansif fasiyektomi veya dermofasiyektomi şeklinde olabilir. Digital kontraktürün olmadığı, el ayasında nodülün bulunduğu hastalar izlenir. Cerrahi girişim, hızlı ilerleme veya kontraktür oluşursa yapılır. Komplikasyon olarak hematom, deri nekrozu, infeksiyon, sempatik distrofi, sinir veya arter yaralanması görülebilir. Nüks ve yayılma oranı yüksektir.

Karpal tünel sendromu: Üst ekstremitede en sık görülen ve n.medianusun el bileği düzeyinde sıkışması sonucu ortaya çıkan kompresyon nöropatisidir. Karpal tünel içindeki sinovyada herhangi bir volumetrik artış median sinir basısına sebep olur. 40-60 yaş arasında kadınlarda sıktır. Elde güçsüzlük, karıncalanma, median sinir innervasyon alanında hipoestezi veya parestezi olabilir. Uyuşukluk en sık görülen yakınma olup, median sinir duyu alanına uyar. Orta ve işaret parmaklar uyuşukluk yönünden en fazla etkilenen parmaklardır. Özellikle geceleyin şikayetler daha fazladır. Zamanla tenar kas atrofisi görülebilir. Tinel ve Phalen testi pozitiftir. EMG tanıya yardımcıdır. Etyolojik faktör distal radius kırığı, romatoid artrit, miksödem, akromegali, multipl myelom, amiloidoz, diabet, el bileğinde lokal travma, alkolizm, hemofili, lipom veya ganglia gibi lokal tümörler, menopozla ilgili hormonal değişiklikler, gut, aberran kas anomalileri ve vasküler tümörler olabilir. Tedavi transvers karpal ligamentin kesilmesi+nörolizdir. Bazen internal nöroliz gerekebilir.

Ulnar sinirin el bileği düzeyinde tuzak nöropatisi: Ulnar sinirin el bileğindeki Guyon kanalında kompresyonu sonucu gelişir. Etyolojide multipl mikrotravmalar, ganglia, lipom, hamatum veya triangular kemik kırığı, dördüncü veya beşinci metakaıp taban kırıkları yer alabilir. Belirtiler sinirin kendisinin veya yüzeyel ve derin dallarının bası altında olmasına göre değişiklik gösterir. İzole bir duyu nöropatisi veya izole bir motor nöropati basının anatomik yeri hakkında bilgi verir. Tedavi, sinirin dekompresyonudur.

Tetik parmak (Trigger finger): Başparmak veya parmak fleksorlarmm stenozan tenovajiniti veya tenosinoviti sonucunda parmakların fleksiyon ve ekstansiyon
hareketlerinde görülen ağrılı takılmadır. Bu durum doğuştan olabildiği gibi, 30-60 yaşlarında ve daha çok kadınlarda, sıkça orta ve yüzük parmakta görülür. Başlangıç bulgusu parmak hareketlerinde yavaşlama, sonraları ise fleksiyonda kitlenmedir. Kitlenme bitişik parmaklar veya diğer elin yardımıyla çözülebilir.
Fleksör tendonun fuziform şişmesi veya tendon kılıfının stenozu kitlenme sebepleridir. Tedavi konstriksiyon yapan “pulley” in cerrahi olarak serbestleştirilmesidir.

De Quervain hastalığı: Abduktor pollisis longus ve ekstensör pollisis brevis’in radyal stiloid bölgesindeki “pulley” altında sıkışmasına sebep olan stenozan tenosinovit halidir. Lokal hassasiyet vardır ve bu tendonların aktif veya pasif olarak gerilmeleri durumunda şiddetli ağrı görülür (Finkelstein testi). Konservatif tedaviye cevap alınamazsa cerrahi dekompresyon uygulanır. Bu girişim sırasında radial sinirin duyu dallarının korunmasına dikkat edilmelidir. Cerrahi gevşetmenin tam olmaması ağrının nüks etmesine neden olur.

Saç mezoterapisini kimler tercih ediyor?

Mesela saç ekimi daha çok erkeklere yönelik bir işlemken, mezoterapi daha çok kadınlara yönelik bir işlem mi? Öyle de diyebiliriz fakat mezoterapi erkeklere ve çocuklara da yapılabilen bir işlemdir. Saç dökülmesinin olduğu hemen hemen her yerde uygulanan bir yöntem. Bayanlarda saç ekimini çok sınırlı vakalar haricinde tercih edilmiyor. O yüzden bayanlar için hemen hemen tek yöntem diyebiliriz. Erkeklerde saç açılmışsa, saç ekimi yapılabilir. Erkeklerin böyle bir şansı var. Ama erkeklerin de saç dökülmesi dönemlerinde dökülmeyi durdurmak için hatta yeni saç çıkarmak için saç mezoterapisini çok başarılı bir şekilde uygulanabilir.saç mezoterapisi, saç. terapisi yapımı, saç bakımı yapımı

Çocuklarda, kadınlarda erkeklerde herkeste uygulanabilir. Önemli bir husus daha var, halk arasında saçkıran denilen saçların, kaşların ve hatta kirpiklerin döküldüğü durumlarda da saç mezoterapisi çok başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Yani böyle hastalıkların tedavisinde de kullanılabilmektedir saç mezoterapisi. Saç mezoterapisi ile bir takım saça yararlı gelecek ilaçlar zerkedilir ve bu ilaçların saçı güçlendirmesi, sağlıklı tutması ve onu canlandırması, dökülmeyi durdurması amaçlanır ve bunda büyük ölçüde başarılı olunmaktadır. Saç mezoterapisinde ağrı ve sızı yoktur. Sadece saçınızın bakımı ile ilgili dökülmeyi durdurmayı amaçlayan bir ünitedir.

Saç ekimi nden altı ay sonra istediğiniz gibi saçınızı kestirebilir istediğiniz gibi şekil verebilirsiniz. Enseden alınmasının nedeni, genetik olarak ense bölgesindeki saçların erkeklik hormonuna dirençli olmasıdır. Hiç bir zaman etkilenmez ve dökülmez. Ayrıca ense bölgesinden alınan dirençli saçların açık bölgeye ekilmesinden sonra o bölgede ekilmemiş daha doğrusu mevcut saçların da çıkmasıyla birlikte absürt bir görüntü asla oluşmaz. Çünkü hekimler çok sık ekiyorlar ve bu farkedilmiyor. Yani oradaki mevcut saçlar dökülse bile hiç bir şey değişmeyecek.

Gebelikte Cinsel İlişkiye Girmek

Gebe olan kadınlar hayatlarını kökten etkileyecek olan değişik bir döneme girerler. Ayrıca bu dönem içinde fiziksel ve ruhsal bakımdan bazı değişimler meydana gelir. Büyük bir önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşamda bir çok zaman gebelikten dolayı olumsuz olarak etkilenir.gebelikte cinsel ilişki, cinsel ilişkiye girme, gebelikte cinsel ilişkiye nasıl girilirGebeliğin ilk günlerindeki anne adayları bu süre içinde alışma ve uyum dönemi yaşarlar. Ayrıca cinsel olarak soğuklukta olabilir Fakat cinsel istek insanların içinde doğasal olarak doğuştan gelen bir özelliktir. Bundan dolayı da kendi soylarını devam ettirme gereği duyarlar.

Gebelikten sonra ise annelik içgüdüsü olan duygular baskınlaşır. İlk gebelik yaşayanlarda ise dış etmenlerin bebebe zarar vereceği düşünülür. Bundan dolayı da cinsel isteksizlik olabilir. Gebelik cinsel yaşam için bir engel değildir. Cinsel ilişki bebeklerde sakatlık veya ölümlere sebeb olacağı yada düşük olması fikirleri hakimdir ancak bunların bir ıspatı yoktur.

Gebeliğin ilerleyen zamanlarında ise anne adayları değişime uyum sağlar ve cinsel istek olabilir. Daha sonralarında ise rahmin büyümesi ile birlikte cinsel ilişkide teknik zorluklar olabilir. Zamanla birlikte ağrı ve acıya neden olabilir. Gebeliğin son zamanlarında ise cinsel isteklerde azalmalar maydana gelebilir.

En son bir ay artık cinsel yaşamda kısıtlama yoktur. Erkeklerin ejekulasyon sıvısı içindeki maddelerden dolayı rahim kasılmaları başlayabilir bundan dolayı ilişki önerilmez. Önceleri tekrarlayan düşük sorunu olanlar yada doğum yapanlarda ise ilk iki ay ilişki kısıtlaması olabilir. Eğer kadın piskolojij olarak cinsel ilişki istemezse zorlamayın.