Ameliyattan sonra yapılması gerekenler ve geçici şikayetler nelerdir?

– Ameliyat sonrası gözleriniz kapatılmaz. Gözkapaklarınızda ameliyat kesilerini örten ufak plasterler olacaktır. Bunları çıkarmayın. Gözünüzü açıp kapatırken bu yapışkan bantlar sizi rahatsız ediyorsa doktorunuz bunları tekrar yapıştırmalıdır. Hastaneyi veya muayenehaneyi terk etmeden önce doktorunuza bu durumu bildirin.ameliyat sonrası, ameliyattan sonra yapılması gerekenler, ameliyattan sonraki şikayetler

– Doktorunuz gerektiğinde size gözlerinizi soğutmak için buz torbaları verecektir. Bunları 15-20 dakika süreyle gözlerinizin üzerine koyun ve ısındıklarında soğuk olanıyla değiştirin. Bu uygulama ameliyattan sonra 1-2 gün gereklidir. Bu esnada buz paketleri cilde değmemelidir. Soğuk yanıklarına neden olabilir. Bu nedenle buzu bir kumaşa veya mutfak kâğıdına sarmalısınız.

– Ağır yük kaldırmayın, ıkınmayın, fazla öne eğilmeyin ve öksürmemeye çalışın. Aksi takdirde gözünüzde kanamalar olabilir ve bunun sonucu olarak morluk ve şişlik artabilir.

– Genellikle 5. günden sonra araba kullanılabilir. Bu durumda göz pomatlarını araba kullandıktan sonra sürün. Pomatlar görmenizi bulanıklaştırır.

– Sizi verilen antibiyotikli merhemler ile göz kızarıklığını önleyici ve şişlik indirici göz pomatlarını en azından dikişler alınıncaya kadar kullanın. Göz çok fazla kanlandığı için ameliyat sonrası iltihaplanma azdır ve genellikle antibiyotik hap almak gerekmez. Yine de gözlerinize pomat sürmeden önce ellerinizi yıkayın.

– İlk gece başınız daha yukarıda uyumanız gerekir, bu sayede gözleriniz daha az şişecektir. İlave yastıklar veya yatağınızın baş kısmını kaldırmak suretiyle 30-40 derecelik bir kaldırma (yükseklik) yeterlidir. Ameliyattan 2-3 gün sonra yumuşak ve büyücek bir yastıkta yatıp başınızı sağa sola çevirebilirsiniz.

– Ameliyat sonrası en az 15-20 gün sakın ameliyat olduğunuzu unutup gözlerinizi ovuşturmayın veya kaşımayın. Yaralar açılabilir.

Önemli not: Burada yaptığım yüzlerce gözkapağı ameliyatı tecrübeme dayanarak size çok nadir de olsa özel bir durumdan bahsetmek istiyorum. Bazen hastalar ameliyat olduklarını unutup ameliyattan sonraki ilk günlerde, sabahleyin kalktıklarında gözlerini kuvvetli olarak ovuşturur (bilhassa erkek hastalar) ve dikişlerin açılmasına sebep olurlar. Sabahları gözlerini ovuşturmak alışkanlığı olan hastalara duyurulur. Sakın gözlerinizin ameliyatlı olduğunu unutmayın!

Boyun fıtığı nedir ve nasıl tedavi edilir?

Boyun fıtığı hastalığı hakkın da detaylı bir bilgi verecek ve bu durumu en iyi şekil de açıklayacak olur isek bu durumu şu şekil de açıklayabiliriz. Boyun fıtığı genel anlamı ile boyun içerisin de bulunan omurların ve bu omurlar arasında ki yumuşak dokudan oluşan disk adı verilen organların zaman içerisin de çeşitli sebeplere bağlı olarak erimesi ya da şekil değiştirerek bozulması sonucun da ortaya çıkmaktadır. Boyun fıtığı bir omur hastalığıdır ve bu yüzden çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Boyun fıtığı hakkın da bazı yanlış inanışlar yer almaktadır. Bunlara kesinlik ile inanılmamalıdır. Boyun fıtığının tedavisi de oldukça önemlidir.boyun fıtığı, boyun fıtığı tedavisi, boyun fıtığı neden oluşur

Boyun fıtığı tedavi edilmediği sürece çok daha ciddi problemleri de beraberin de getirmektedir. Bu problemlerden en ciddisi felç riskini içerisin de barındırmasıdır diyebiliriz. Felç riski bulunan bu hastalık uzman bir doktor tarafından teşhis edilmelidir ve sonrasın da gerekli tüm çalışmalar yapılmalıdır. Boyun fıtığı tedavi şekilleri de boyun fıtığı hastalığına ve bu hastalığı taşıyan hastanın durumuna göre değişmektedir. Boyun fıtığı hastalığın da tedavi yöntemi olarak belirlenen ameliyat en son çare olarak tercih edilmektedir. Bu durum da diğer alternatif tedavi yöntemleri ön plana atılmalıdır.

Bu tedavi yöntemleri arasın da genel olarak ilaçla tedavi yer almaktadır. Bu ilaçla tedavi yöntemi ise boyun fıtığı hastalığının ilk aşamaların da iyi neticeler vermektedir. Bu durum da oldukça dikkat edilmesi gereken bir hastalık türüdür. Ayrıca bu ilaçla tedavi yöntemlerini desteklemek amacı ile doktorlar tarafından bazı egzersiz hareketleri de verilmektedir. Bu egzersiz hareketleri tamamen bilinçli hareketler olup boyun fıtığı hastalığı üzerin de oldukça etkili sonuçlar vermektedir.

Bu hareketlerin düzenli bir şekil de yapılması boyun fıtığı hastalığının iyileşme sürecini çok daha hızlı bir şekil de kısaltmaktadır. Boyun fıtığı hastalığı oldukça ciddi bir hastalıktır. Bu yüzden üzerin de ayrı bir hassasiyet gösterilmesi önemli olabilir. Boyun fıtığı hastaları hastalıklarını ciddiye alıyorlar ise ani hareketlerden sakınmalıdırlar. Bu şekil de boyun omurlarını koruyarak iyi sonuçlar elde edebilirler. Ayrıca uzun süre aynı pozisyon da kalmamaları da bu hastalığın seyri açısından önemlidir.

Elde Oluşan Hastalıklar ve Tedavileri

“Volkmann” iskemik kontraktürü: Subfasyal basınç artışı sonucu gelişen iskemik kas nekrozlarının geç döneme ait klinik tablosudur. Bu olay kompartman sendromunun devamıdır. Kasların iskemik kontraktürüne bağlı olarak pençe eli deformitesi oluşur. Bilekte, PIP ve DİP eklemlerde fleksiyon, başparmakta fleksiyon ve adduksiyon görülür. En sık önkolda fleksör kas kompartmanmda rastlanır. Loj içi basıncı artıran faktörler eksternal (örneğin; sıkı alçı veya sargı) veya internal (örneğin; damar yaralanması sonrası gelişen hematom) olabilir. Çocuklarda özellikle suprakondiler kırıklar ve dirsek çıkıklarından sonra görülür. En önemli bulgu kası pasif olarak gerdirme ile ortaya çıkan, immobilizasyon ile hafiflemeyen, progresif, inatçı, şiddetli ağrıdır. Parestezi veya hipoestezi de erken bulgulardır. Ekstremite üzerinde bililerin oluşması veya periferik nabzın kaybolması genellikle geç döneme ait bulgulardır. Evreleri:elde oluşan hastalıklar, elde hangi hastalıklar oluşur, elde oluşan hastalıkların tedavisi

1. Evre: İskemi tehdidi (Akut fasya loju sendromu). Kompaitman içi basıncın zamanında düşürülmesi sonucu kasta kalıcı hasar meydana gelmez.

2. Evre: Kasta sarımtırak renk değişikliği (irreversibl nekrozunun belirtisi).

3. Evre: Nekrotik dokuların yerini nedbe dokusunun alması.
Genellikle ön kolda kas gövdesinin 1/3 orta kısmında dolaşımın ileri derecede bozulmasına bağlı elipsoid bir infarkt ve dejenerasyon meydana gelir. Kompartmanın kenarlarında, distal ve proksimale doğru dolaşımın daha iyi olduğu görülür. En fazla hasara uğrayan kaslar FDP ve FPL’dir. Median sinir elipsoid infarkt kitlesinin ortasından geçtiği için diğer sinirlere oranla daha fazla zarar görür. Volkman iskemik kontraktiiründe tutulan kasların derecesine göre hastalar hafif, orta ve ağır olmak üzere üç grupta değerlendirilir.

Tedavi: Ağrı ve nörolojik bulguların ortaya çıktığı durumlarda mevcut sargı ve alçı derhal gevşetilmelidir. Klinik tablonun düzelmediği hastalarda fasiotomi ve nöroliz yapılarak dekompresyon sağlanmalıdır. Fasyotomi kan dolaşımını sağlar ve kas dejenerasyonunu önler. Önemli damar yaralanmalarında onarım gerekir. Geç dönemlerde, kasın tamamen nekroze olmadığı durumlarda dezinsersiyon ve Z-plasti şeklinde uzatmaya yönelik tenotomiler yapılarak kontraktürler açılabilir. Bir kas grubunun tamamen kaybedildiği hastalarda tendon transferleri ve serbest kas transferi yapılarak ele yeniden işlev kazandırılmaya çalışılır.

Dupuytren hastalığı (kontraktürü): Dupuytren hastalığı genellikle 50- 60 yaş arasındaki erkeklerde sık görülen, primer olarak palnıar aponevroz ve bu aponevrozun dijital uzantılarının hastalığıdır. Fasyada oluşan patolojik değişimler ve bu arada kalınlaşma ve sertleşme en sık, MP eklem bölgesinde fleksiyon kontraktürü ile sonuçlanır. Hastalık genellikle avuçta distal deri kıvrımı civarında bir “nodül” şeklinde başlar. Zamanla fibröz nodüli’ın proksimal ve distalinde palpe edilebilen sert bantlar ortaya çıkar. Palnıar fasyadakine benzer değişikliklere bazen aynı hastada peniste (Peyronie hastalığı) ve/veya plantar fasyada da rastlanabilir. Etyolojisi bilinmemekte olup, mikrotravmalar, heredite, alkolizm, epilepsi ve diabet etken olarak ileri sürülmektedir. Bilateral ve simetrik olabilir. Bilateral olduğunda genellikle sağda başlar, 6-12 ay ara ile karşı elde de gelişir veya her iki elde beraber başlayabilir. En çok görülme yüzük parmak dizisinde olur. Bunu sıklık sırasına göre küçük parmak, orta parmak izler. Birden fazla parmak dizisi tutulabilir, gerek nodül, gerekse fibröz band palmar cilde yapışıktır. Tedavi cerrahi olup fasyotomi, fasiyektomi, bölgesel fasiyektomi, ekstansif fasiyektomi veya dermofasiyektomi şeklinde olabilir. Digital kontraktürün olmadığı, el ayasında nodülün bulunduğu hastalar izlenir. Cerrahi girişim, hızlı ilerleme veya kontraktür oluşursa yapılır. Komplikasyon olarak hematom, deri nekrozu, infeksiyon, sempatik distrofi, sinir veya arter yaralanması görülebilir. Nüks ve yayılma oranı yüksektir.

Karpal tünel sendromu: Üst ekstremitede en sık görülen ve n.medianusun el bileği düzeyinde sıkışması sonucu ortaya çıkan kompresyon nöropatisidir. Karpal tünel içindeki sinovyada herhangi bir volumetrik artış median sinir basısına sebep olur. 40-60 yaş arasında kadınlarda sıktır. Elde güçsüzlük, karıncalanma, median sinir innervasyon alanında hipoestezi veya parestezi olabilir. Uyuşukluk en sık görülen yakınma olup, median sinir duyu alanına uyar. Orta ve işaret parmaklar uyuşukluk yönünden en fazla etkilenen parmaklardır. Özellikle geceleyin şikayetler daha fazladır. Zamanla tenar kas atrofisi görülebilir. Tinel ve Phalen testi pozitiftir. EMG tanıya yardımcıdır. Etyolojik faktör distal radius kırığı, romatoid artrit, miksödem, akromegali, multipl myelom, amiloidoz, diabet, el bileğinde lokal travma, alkolizm, hemofili, lipom veya ganglia gibi lokal tümörler, menopozla ilgili hormonal değişiklikler, gut, aberran kas anomalileri ve vasküler tümörler olabilir. Tedavi transvers karpal ligamentin kesilmesi+nörolizdir. Bazen internal nöroliz gerekebilir.

Ulnar sinirin el bileği düzeyinde tuzak nöropatisi: Ulnar sinirin el bileğindeki Guyon kanalında kompresyonu sonucu gelişir. Etyolojide multipl mikrotravmalar, ganglia, lipom, hamatum veya triangular kemik kırığı, dördüncü veya beşinci metakaıp taban kırıkları yer alabilir. Belirtiler sinirin kendisinin veya yüzeyel ve derin dallarının bası altında olmasına göre değişiklik gösterir. İzole bir duyu nöropatisi veya izole bir motor nöropati basının anatomik yeri hakkında bilgi verir. Tedavi, sinirin dekompresyonudur.

Tetik parmak (Trigger finger): Başparmak veya parmak fleksorlarmm stenozan tenovajiniti veya tenosinoviti sonucunda parmakların fleksiyon ve ekstansiyon
hareketlerinde görülen ağrılı takılmadır. Bu durum doğuştan olabildiği gibi, 30-60 yaşlarında ve daha çok kadınlarda, sıkça orta ve yüzük parmakta görülür. Başlangıç bulgusu parmak hareketlerinde yavaşlama, sonraları ise fleksiyonda kitlenmedir. Kitlenme bitişik parmaklar veya diğer elin yardımıyla çözülebilir.
Fleksör tendonun fuziform şişmesi veya tendon kılıfının stenozu kitlenme sebepleridir. Tedavi konstriksiyon yapan “pulley” in cerrahi olarak serbestleştirilmesidir.

De Quervain hastalığı: Abduktor pollisis longus ve ekstensör pollisis brevis’in radyal stiloid bölgesindeki “pulley” altında sıkışmasına sebep olan stenozan tenosinovit halidir. Lokal hassasiyet vardır ve bu tendonların aktif veya pasif olarak gerilmeleri durumunda şiddetli ağrı görülür (Finkelstein testi). Konservatif tedaviye cevap alınamazsa cerrahi dekompresyon uygulanır. Bu girişim sırasında radial sinirin duyu dallarının korunmasına dikkat edilmelidir. Cerrahi gevşetmenin tam olmaması ağrının nüks etmesine neden olur.

Kış Gribine Yakalanmamak İçin Alabileceğiniz Önlemler

Soğuk algınlığı ve daha şiddetli grip virüsü arasındaki ana farklardan biri, soğuk algınlığı ile belirtilerinizin kademeli olarak ortaya çıkmasıdır. Bu arada grip mağdurlarını ansızın vurur ve önlem almaları için zamanları az ya da hiç yoktur.

Gribin belirtileri boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük ve hapşırıklar, baş ağrısı ve yorgunlukları içerir.kış gribine yakalanmama, kış gribinden korunma, gripten korunma yollarıSemptomlar başladıktan sonra, gripten kaçınmanın hiçbir yolu yoktur, ancak insanlar kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olmak için beslenmelerine dikkat edebilirler.

Online GP servisindeki baş tıbbi görevli Dr. Adam Simon, bir kış gribinin üstesinden nasıl gelinebileceğini anlattı.

Sadece sevdiğiniz yiyecekleri tüketmekten kaçının

Kötü hissettiğinizde, kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olmak için en sevdiğiniz gıdalarla beslenmek size cazip gelebilir.

Yüksek yağlı diyetlerin, enfeksiyona karşı bağışıklık sisteminizin mücadelesini yavaşlattığı bir gerçektir; bu, grip gibi enfeksiyonlara karşı mücadele etmeyi zorlaştırıyor.

İyileşmenize yardımcı olmak için dengeli bir diyetle sağlanan besinlere ihtiyacınız var.

Ayrıca tüm yağların kötü olmadığını da unutmayın. Yağlı balıklar ve fındıklardan elde ettiğiniz yağlar gibi bazıları, grip olup olmadığınıza bakılmaksızın diyetinizin önemli bir parçası olmalıdır.

Sarımsak

2001 yılında yapılan bir çalışmada 146 gönüllü test edildi. Bunların yarısına günlük sarımsak takviyesi verildi ve yarısı plasebo aldı.

Sarımsak grubu, 12 haftalık bir süre zarfında sadece 24 soğuk algınlığı geçirdi ve virüslerden dolayı 11 gün boyunca hastalık geçirdi.

Öte yandan, plasebo alan insanlar 65 soğuk algınlığı ve 366 gün daha yüksek bir oranda virüsün normal faaliyetlerini yerine getirmelerini engellediğini bildirdiler.

Çiğ sarımsağın burada çok etkili olduğu düşünülür, çünkü yemek pişirmek sizi potansiyel olumlu etkilerden mahrum edecektir.

Dolabınızdan doğrudan doğruya bir sarımsan çiğnemek istemiyorsanız, kapsüller mevcuttur.

Çorba

Tavuk çorbası en yaygın şekilde reçete edilmişken, aslında herhangi bir et suyu bazlı çorba biraz daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır.

Sizi ısıtıyor ve su ve buharının belirtilerinizle nasıl bir ilişki kurabileceğinden daha önce bahsetmiştik.

Kremalı çorbalardan kaçınmalısınız, zira bunların yağ oranı daha yüksektir, bildiğimiz gibi bağışıklık sisteminizi engeller ve daha fazla besleyici madde elde etmek için çayınıza da bazı sebzeleri dahil etmeyi düşünün.

Hemoroid Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

İbrahim Saraçoğlu gibi profesörler her ne kadar birçok bitkisel formülün basur hastalığını önlemede şifalı olduğunu belirtse de, bu tür uyguların kalıcı tedavi için değil hastalıktan koruyucu bir uygulama olarak kullanılması gerektiğini belirtmektedir. Bu tür bitkisel tedavi uygulamalarında kullanılan bitkilerin içerisindeki kimyasal maddelere, bazı insanların vücutları alerjik tepkiler de verebilmektedir. Bu nedenle İbrahim Saraçoğlu bitkisel tedavi yöntemleri uygulanmadan önce mutlaka bir alerji testi yapılması gerektiğini belirtmektedir.hemoroid tedavisi, hemoroid tedavisi ilaçları, hemoroid nasıl tedavi edilir Hemoroid hastalığı insanların yanlış beslenme ve tuvalet alışkanları neticesinde gelişen ve kalın bağırsak dokusunun zarar görmesi ile oluşan bir hastalıktır. Hemoroid hastalığı kanamalara ve son derece şiddetli ağrılara neden olabildiğinden; insanların bu durumun bir sağlık sorunu olduğunu düşünerek, hastalığın ilerleyerek tedavisinin güçleşmesine izin vermeden en kısa sürede uzman bir hekime danışması gerekmektedir. Birçok insan basur hastalığının anüs bölgesinde gelişmesi yüzünden bu sorundan utanarak, evde kendi uyguladıkları yöntemler ile sağlıklarını geri kazanmaya çalışmaktadır.

Bitkisel tedavi yöntemlerini bilinçsiz bir şekilde kullanmamak gerektiği gibi, basur ilaçlarını da eczanelerden alınarak kullanılmaması gerekir. Birçok insan basur sorunları yaşamaya başladığında hekime gitmek yerine, arkadaşlarından duyduğu bazı ilaç isimleri ile eczaneden kendi kafasına göre basur ilacı almaktadır. Basur tedavisinde kullanılan birçok farklı ilaç, hastalığın farklı aşamaları içindir.

Basur hastalığının ilerleyen aşamalarında ya da basur memelerinde iltihaplanma oluştuğunda, kullanılan basur kremleri yalnızca birkaç günlük bir fayda sağlayacaktır. Basur memelerinde iltihaplanma oluştuğunda, vücut bu iltihabı kendi kendine dışarı atamadığından mutlaka antibiyotik tedavisi uygulanması gerekmektedir. Ayrıca her insanın vücudunun basur hastalığına verdiği tepki farklı olduğu gibi, kullanılan basur ilaçlarına ya da kremlerine vereceği tepki de değişmektedir.

Basur tedavisinde kullanılan basur ilaçları çoğunlukla hastalığın ilk aşamasında kullanılmaktadır. Ayrıca her ne kadar bu basur ilaç ve kremleri basur memelerindeki damarların daralarak hasarlı kalın bağırsak dokusunun küçülmesine neden olsa da, belirli bir aşamadan sonra vücut bu ilaçlara bağışıklık kazanmaktadır. Böylece kısa süre sonra kullanılan basur kremleri etki göstermemeye ve kişinin basur sorunu daha da ilerlemeye başlayacaktır.

Egzama Tedavisinde Kullanılan İlaçlar Nelerdir?

Egzama için ilaç kullanımı genellikle doktorun teşhisi sonucu egzamanın türüne göre belirlenmektedir. Ancak en yaygın olarak kullanılan ilaçlar nemlendiriciler, kaşıntı kesici ilaçlar, antibiyotik kullanılmaktadır. Bu ilaçlara destekleyici olarak da alternatif tıp ürünlerinden faydalanılmaktadır.egzama tedavisi, egzama tedavi ilaçları, egzamada kullanılan ilaçlarEgzama hastalığı nedir, egzama hastalığı basit bir deri hastalığıdır. Basit bir hastalık olan egzama tehlikeli ve bulaşıcı değildir. Halk arasında birçok kişi bu hastalığı belli dönemlerde geçirmektedir. Kaşıntı yapması ve görüntüsü dışında rahatsız edici bir durumu yoktur. Egzama genellikle alerji nedeni ile olabilir ancak tek sebebi bu değildir. En sık görülen çeşidi alerjiye bağlı olan egzamalardır. Sıkıntı ile oluşan ya da hiçbir sebebi olmadan çıkan egzamalara da rastlamak mümkündür. Egzama deri kızarıklığı ve kaşıntı ile belirti göstermektedir. Bazı türlerinde ise cilt kurur ve sulu sivilceler meydana gelir. Egzamalı bölgenin fazla kaşınması sonucu çatlaklar olur ve enfeksiyon daha fazla bölgeye yayılır. Önce kaşıntının kesilmesi, kuruyan cildin nemlendirilmesi ve iltihaplı egzama için antibiyotik kullanılması gerekmektedir.

Egzamanın birçok nedeni olabilir. Sıkıntı ve stresten meydana gelen egzamalar, kimyasal ürünlerin çok fazla kullanılması sonucu oluşan egzamalar, bir de hiçbir sebep yokken oluşan egzamalar halk arasında görülmektedir. Egzama hem tedavisi kolay hem de çözüm alternatifi fazla olan basit bir hastalıktır. Hastalık süreci sabır gerektirir. Egzama çeşitlerinden biri de sulu egzamadır. Sulu egzama nedir, hiçbir sebep yokken sulanma ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Psikolojik nedenlere bağlanmasının yanı sıra karaciğer rahatsızlıkları, mide rahatsızlıkları, sindirim sistemi rahatsızlıklarına da bağlı olabileceği düşünülmektedir. Sulu egzamanın belirtileri ise kaşıntı, kaşıntı sonrası sıvı akması ve rahatlama, su toplamış bölgeler, deri de şişme, sivilceler, kızarıklık ve ağrı olarak kendini göstermektedir. Sulu egzama tedavisinde kortizon tedavisi, kaplıca tedavisi, ozon tedavisi ve bitkisel tedaviler kullanılmaktadır. Egzamanın hastalığı görüntüsünün ve kaşıntının dışında problem edilecek bir hastalık değildir. Belli bir süre dikkat edilmesi ve ilaçların kullanılması sonucunda kolayca atlatılacak bir hastalıktır. Bir süre su ve sabunla, kimyasal ürünler ile teması keserek, egzamanın iyileşmesine yardımcı olmalısınız.

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Tedavisinde Yardım Nasıl Bulunur?

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), müdahaleci ve tekrarlayan düşünce ve eylemleri içeren bir anksiyete bozukluğudur .

Obsesif Kompulsif Bozuklukları Anlamak

OKB’yi karakterize eden düşünceler veya takıntılar bazen görüntü veya dürtü şeklinde olabilir ve acı çekenlerde büyük bir endişeye neden olabilir. Kaygıyı azaltmayı amaçlayan tekrarlayan davranışlar, bozukluğun karakteristiğidir ve çok zaman alıcı ve talepkar hale gelebilir. Sonuç olarak OKB hastalarının günlük işleyişi ciddi şekilde etkilenebilir. OKB’den muzdarip insanlar, bu düşüncelerin gerçekliğe dayanmadığını ve eylemlerinin aşırı veya anlamsız olduğunu fark ederler, ancak genellikle onlara direnmek için güçsüzdürler.obsesif kompulsif bozukluk, obsesif kompulsif bozukluğu nedir

Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’ne göre, Amerika Birleşik Devletleri’nin yetişkin nüfusunun yaklaşık yüzde 1’i obsesif kompulsif bozukluktan muzdariptir ve bu vakaların yaklaşık yüzde 50,6’sı şiddetli olarak kabul edilmektedir.

OKB Nasıl Teşhis Edilir

OKB genellikle bir dizi tıbbi test ve psikolojik muayeneden sonra teşhis edilir. Genel bir muayeneden sonra, doktorunuz sizi daha fazla test için bir uzmana gönderebilir. OKB semptomlarının çoğu, genel anksiyete bozukluğu, şizofreni veya diğer akıl hastalıklarına benzediğinden , doğru tanı bulmak zor olabilir. Testlerin ve sınavların şunları içermesini bekleyebilirsiniz:

  • Herhangi bir sağlık problemini ekarte etmek için fizik muayene
  • Herhangi bir sorunu daha da dışlamak ve uyuşturucu ve alkol taraması yapmak için kan testleri
  • Semptomlarla ilgili sorular da dahil olmak üzere derinlemesine psikolojik değerlendirme
  • Mümkünse ailenizle ve arkadaşlarınızla konuşmak

Ek olarak, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, beşinci baskı (DSM-V), akıl sağlığı profesyonellerinin OKB teşhisi için kullandığı kriterleri ortaya koymaktadır.

OKB Nasıl Tanınır?

OKB belirtileri ve semptomları şunları içerebilir:

  • Kir, bozukluk veya mikrop korkusu gibi tekrarlanan düşünceler veya görüntüler
  • Müdahaleci cinsel veya şiddet içeren düşünceler, dürtüler veya resimler
  • Sayma, temizleme veya kontrol etme gibi tekrarlayan ritüeller veya davranışlar
  • Bu tür düşünce ve davranışları kontrol edememe
  • Davranışlar haz elde etmek için değil, düşüncelerin neden olduğu kaygıyı azaltmak için önceden oluşturulmuştur.
  • Davranışları gerçekleştirmek için günde en az bir saat harcama
  • Günlük yaşamı etkileyen düşünceler ve davranışlar

OKB tanısı konan kişilerin çoğunda hem obsesyon hem de kompulsiyon görülür. Bazıları sadece takıntılar yaşayabilir ve hastaların daha küçük bir kısmı sadece zorlanmalarla karşılaşabilir. Siz veya sevdiğiniz biri bu belirtileri yaşıyorsa,Sizin için mevcut tedavi seçeneklerini tartışmak. Eğitimli danışmanlarımız size yardımcı olmak için 7/24 hizmetinizdedir.

OKB Olan Birine Yardım Etmek İçin Atanabilecek Adımlar

Bir aile üyesinin veya arkadaşının obsesif kompulsif bozukluktan muzdarip biri için yapabileceği en iyi şey , o kişiyi tedavi aramaya teşvik etmek ve yardımcı olmaktır. OKB’den muzdarip olan kişi utanabilir ve semptomları veya ritüelleri saklamaya çalışabilir ve zihinsel ritüelleri tanımak çok zor olabilir. Aile üyeleri günlük aktivitelerde davranış değişiklikleri ve aksamalara dikkat etmelidir. Sevdikleriniz kapı kilitlerini temizleme veya kontrol etme gibi ritüellere ve davranışlara yardımcı olmaya cazip gelse de, bu ters etki yaratır ve davranışları güçlendirir. Davranışlara eleştirel bir tepki de kişi için kaygıyı artırabilir, bu nedenle aile üyeleri yargılayıcı ve açık fikirli olmaya çalışmalıdır.

Aile üyeleri hastalık hakkında kendilerini eğitmeyi yararlı bulacaktır. OKB hastaları, başa çıkmak için sinir bozucu olabilir ve durum hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak, etrafındaki kişilerin acıyı destekleme ve onlara yardım etme olasılığını artıracaktır. Terapi başladıktan sonra, destekleyici arkadaşlar ve aile iyileşme için tüm farkı yaratabilir.

OKB İle Birisiyle Konuşmak

Sevdiğiniz biri obsesif kompulsif bozukluktan muzdaripse, sakin ve yargılayıcı olmayan bir yaklaşım sürdürmeye çalışmalısınız. Sevdiğiniz kişi rahatsızlık hakkında konuşmaktan çekiniyorsa, neler yaşadıklarını daha iyi anlayabilmeniz için dikkatlice dinleyin. Davranışların kişiden ayrı olduğunu anlamaya yardımcı olur ve bunu ifade etmek, sevginizi rahatsızlık hakkında açıkça konuşmada daha rahat hale getirmeye yardımcı olacaktır. Tedavi sırasında, ne kadar küçük olursa olsun, kaydedilen ilerlemeyi kabul etmek, sevdiklerinizin iyileşme yolunda devam etmesine yardımcı olabilir.

İlgili herhangi bir aile üyesinin ilk adımı, hastayı tedavi aramaya teşvik etmek olmalıdır. Sevdikleriniz için tedavi seçeneklerini keşfetmenize yardımcı olabiliriz. Aramak bugün seçenekleri tartışmak.

Ergenler ve Gençler

Uluslararası OKB Vakfı’na göre, ABD’deki her 200 ergen ve gençten en az biri OKB’den muzdariptir. Çocuklarda veya gençlerde obsesif kompulsif bozukluk, okuldan eve, hayatlarının her bölümünü etkileyebilir. OKB’si olan çocukların anksiyete bozukluğu ve depresyon gibi diğer ilişkili zihinsel sağlık bozukluklarından muzdarip olma olasılığı daha yüksektir .

OKB belirtileri genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde ortaya çıkar ve zamanla odak veya ciddiyetinde değişebilir. Etkilenen çocuğun tedaviye alınması ilk öncelik olmalıdır. Çocuklar çoğu zaman okula gittikleri için, okul personeli çocuğunuzun aldığı tedavilerin yanı sıra belirti ve semptomların da farkında olmalıdır.

OKB ile Başa Çıkmayı Öğrenme

OKB ile baş etmek zor olsa da, bunu kolaylaştırmak için yolların var olduğunu bilmelisiniz. Bozukluğunuzu öğrenmek, semptomlarınızı ve davranışlarınızı anlamanıza yardımcı olabilir, bu da tedavi planlarına sadık kalmayı ve tamamlamayı kolaylaştırır. Günlük görevleri planlamak ve düzenli kalmak da durumunuzla başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Kurtarma hedefleri belirleyin ve bunları gerçekleştirmeye odaklanın. İlerlemenizi takip ederek motive kalın. Hobiler veya atletizm gibi sağlıklı satış noktaları bulun. Meditasyon veya yoga stres ve kaygıyı yönetmede yardımcı olabilir.

Ek olarak, OKB’den muzdarip olanlar için destek grupları mevcuttur. Benzer zorluklarla karşılaşan diğer insanlarla tanışmak ve konuşmak yararlı olabilir. 2,2 milyondan fazla Amerikalı OKB’den muzdarip, bu yüzden yalnız hissetmemelisiniz.

OKB Nasıl Tedavi Edilir

Obsesif kompulsif bozukluk tedavisi, hastaların semptomları kontrol altına almasına yardımcı olabilir. Obsesif kompulsif bozukluk ilaç veya psikoterapi ile tedavi edilebilir; genellikle her ikisinin bir kombinasyonu en başarılı olanıdır. Zoloft veya Paxil gibi antidepresanlar genellikle OKB vakalarında denenen ilk ilaçlardır, ancak diğer psikiyatrik ilaçlar da kullanılabilir. Bazen, doğru olanı veya işe yarayan kombinasyonu bulmak için birçok ilaç ve dozajı denemek gerekebilir. Yeni bir ilaca başladıktan sonra semptomlarda bir farkın fark edilmesi haftalar hatta aylar alabilir. Herhangi bir yeni ilaca başlamadan önce yan etkiler doktorunuzla tartışılmalıdır.

Bilişsel davranışçı terapi (CBT) OKB vakalarında yardımcı olabilir. CBT hastaya düşünce kalıplarının nasıl yeniden eğitileceğini öğretir, böylece zorlamalar artık gerekli olmaz. Bu terapi, bireysel olarak, gruplar halinde veya konut ortamında verilebilir.

OKB Çözümleri Arasında Karar Verme

Sizin için en uygun olan OKB tedavisini seçmek önemli bir karardır. Ruh sağlığı uzmanınız, tüm tedavi seçeneklerinizi anlamanıza ve yaşam tarzınıza ve özel ihtiyaçlarınıza uyan bir plan hazırlamanıza yardımcı olabilir. Her tedavi seçeneğinin artıları ve eksileri vardır ve bazen birkaç tedavi seçeneğinin kombinasyonu en etkilidir. Tedavi seçeneklerini keşfetmeye hazırsanız,bugün. Size yardımcı olmak için 7/24 hizmetinizdeyiz.

Bir Arkadaş veya Aile Üyesi için OKB Tedavisi Nerede Bulunur

Arkadaşınız veya aile üyeniz obsesif kompulsif bozukluk semptomlarından muzdaripse, ilk adım, sorunu bir aile doktoru veya nitelikli bir akıl sağlığı uzmanı ile tartışmaya teşvik etmektir. OKB tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavi edilmezse, OKB’nin günlük işlev üzerinde yıkıcı etkileri olabilir .

OKB belirtileri ve semptomları gösteren sevdiğiniz biriyseniz, arayınbugün. Tedavi seçeneklerini bulmanıza ve bu durumla başa çıkmanın en iyi yolunu seçmenize yardımcı olabiliriz.

İşitme Kaybı Nedenleri ve Tedavisi

İşitme kaybı etkin iletişim sağlamayı gerçek bir mücadeleye dönüştürerek çevremizde olup bitenlerle ilgili edindiğimiz yararlı bilgilerin miktarını azaltır. Neyse ki, işitme kaybının sağırlığa dönüşmesi nadiren görülmektedir. Buşonun ses ileti yollarını tıkaması gibi bazı işitme kaybı sorunlarının tedavisi çoğu kez kolayca yapılmaktadır; diğer sorunları da doğal ilaçlarla ve tedavilerle düzeltmek mümkündür.işitme kaybı nedenleri, işitme kaybı tedavisi, işitme kaybı neden olurİşitme kaybının iki türü vardır: iletim türü ve sensorinöral kayıp. İletim türü işitme kaybında kulağa gelen ses dalgalan, genellikle dış kulak kanalında bir tıkanıklık olması ya da kulak zarında veya orta kulakta bir sorun oluşması sonucu iç kulağa erişemez. Sensorinöral işitme kaybında ise ses dalgalan iç kulağa ulaşır, ancak iç kulaktaki veya akustik sinirdeki bir hasar nedeniyle beyne ulaşamaz. Bu tür kalıcı işitme kaybının başlıca nedenleri arasında yaşlanma, damar hastalığı (akustik sinire yeterli miktarda kan gitmemesi) ve uzun süre şiddetli ses dalgalarına (85 desibelin üstünde) maruz kalma sayılabilir. Örneğin, gürültülü bir işyerinde çalışmak veya rock konserine gitmek gibi uzun süre veya ani bir yüksek ses ortamında bulunmak, akustik sinirin kıl gibi olan uçlarına zarar verir. Günümüzde araştırmacılar, bunun nedenini serbest radikaller diye bilinen kararsız oksijen moleküllerinin yüksek ses ortamlarında birden çoğalmasına bağlamaktadırlar. Reçete ile satılan bazı ilaçlar da işitme kaybına yol açabilmektedir.

İletim türü işitme kaybımn en sık görülen nedeni orta kulak iltihabı, dış kulakta oluşan bir çıban ve kulak kanalında birikip sıkışan buşondur. Diğer nedenler arasında, bir enfeksiyon sırasında orta kulakta biriken yoğun sıvının dışarı atılamaması, Meniere hastalığı (kutuya bakınız) ve yaşlanma sayılabilir. Uçuş esnasında geçici işitme kaybına, kalkış ve inişlerde orta kulak ile dış kulak arasındaki hava basıncının eşidenememesi neden olur. Bu durum özellikle, östaki borusu bir enfeksiyon veya alerji nedeniyle tıkalı olduğu zaman yaşanır.

Korunma

İşitme kaybı yaşanmaması için alınacak önlemler; enfeksiyon ve alerjiye karşı direnci artırmak, vücudun sıvı dengesini korumak ve erken yaşlanmaya neden olan faktörleri ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Bu da, tam tahıllı yiyecekler, sebze ve meyvelerden bolca yemek ve şeker, rafine karbonhidrat ve tuz gibi maddeleri kısıdamak suretiyle sağlıklı bir beslenme rejimi uygulamak anlamına gelir. Her gün egzersiz yapın ve sigara içiyorsanız bırakmanın bir yolunu bulun. Alerjik nezleniz veya Meniere hastalığınız varsa, bunlan neyin tetiklediği-ni bulmaya ve o faktörden korunmaya çalışın.

Ani veya uzun süreli yüksek ses ortamlanndan kaçının. Sesin kulağa zarar verecek derecede şiddetli olduğunu gösteren işareder arasında; biri size bir şey söylerken işitememek, kulak çınlaması ve gürültü sona erdikten sonra normal düzeydeki sesi boğuk duymak sayılabilir. Gürültülü bir ortamda bulunmak zorunda kalacaksanız kulaklarınızı uygun bir şeyle tıkayın ve birkaç gün öncesinden antioksidan takviyesi yapmaya başlaym. Bu takviyeler serbest radikallerin kulağa vereceği zaran önlemeye yardımcı olur.

Tedavi (Doğal Yöntemler & Bitkisel Çözümler)

Yaşlanmaya bağlı işitme kaybı: Kulaklan besleyen damarlann ve sinirlerin sağlığını koruyan besinler yiyerek, yaşlanmaya bağlı işitme kaybının hızını kesin (bkz. “Korunma”). Gürültülü bir ortamda bulunduktan sonra, iki hafta süreyle antioksidan ve magnezyum takviyesi yapın.

Burun tıkanıklığı: Burunda sümük birikmesi nedeniyle ortaya çıkan işitme kaybını birkaç şekilde giderebilirsiniz.

  • Yarım bardak ılık suya bir çay kaşığı kırmızı adaçayı tentürü koyun. Bununla gargara yapın.
  • Koyu ve yoğun sümüğü sulandırmak ve akmasını sağlamak için tropikal bölgelerde yetişen bir muz cinsi olan Musa paradisiaca çayı için.
  • Günde iki-üç kez, şu bitkilerden bir veya birkaçı ile hazırlayacağınız çaydan için: papatya, yoğurtotu, ekinazya, mürver çiçeği, hidrastis ve meyankökü.
  • Kâğıt mendile birkaç damla okaliptüs veya limon yağı damlatın ve buhannı teneffüs edin. Ya da, yerine, bu yağlann herhangi birinden bir-iki damla alıp, bir çay kaşığı soğuk-baskı bitkisel yağla kanştırarak boynunuza ve kulaklarınızın etrafına sürün.
  • Salata ve çorbalannıza melisa yaprağı katın.

Ne Zaman Tıbbi Yardım Gerekir?

  • Kulak ağrısı çok şiddetli olursa veya kulaktan bir akıntı gelirse.
  • Başınız dönerse.
  • Evde uyguladığınız tedaviler birkaç gün içinde etkisini göstermezse.
  • İşitme kaybı aniden ortaya çıkarsa.

Burun Estetiği Ameliyatı Öncesi

Burun Estetiği Ameliyatı Öncesi

Burun estetiği ameliyatı öncesinde burun estetik operasyonuna niçin gereksinim duyduğunuzu ve bu ameliyattan beklentilerinizi kendiniz ile tartışmanızda yarar vardır. Siz gerçekten burun estetiği ameliyatı olmalımısınız ? Burun estetiği operasyonu sizin için olmazsa olmazlarınızdan mı ? Burun estetiği ameliyat sonrasında çevrenizin tepkisi nasıl olacak ? vb. bir çok soruyu kendinize sorabilir tüm bu soruları vermiş olduğunuz cevaplar size tatminkar geliyor ve kesinlikle ameliyat olmanız şartda bu operasyon için başvurmanızda bir sakınca yoktur..

Burun estetiği ameliyatlarında doktor seçimni çok önemlidir.. Bu sebepten dolayı yanlızca bir doktora değil birden fazla doktora danışmanızda ve size hangisi en yakın ve en profesyonel geliyorsa onu tercih edin.. Doktorunuz ile ameliyat öncesi konuşmalarınız ikili ilişkileriniz çok önemlidir. O sizin ne istediğinizi bilmeli; sizde kendinizi olabildiğince doktorunuza anlatmalı sizin ne istediğinizden tam olarak emin olmalısınız. Bu konuda kesinlikle taviz vermeyin eğer ufacık bir pürüz dahi olsa doktorunuzu değiştirmenizde fayda olacağını bilin..

Bu ameliyatın size neler getirebileceğini bilmenizde çok önemlidir. Burun estetiği operasyonları sonrasında mükemmel bir buruna sahip olacağım, çok güzel olacağım, herkes bana hayran kalacak şeklinde düşünceleriniz varsa öncelikli olarak doktorunuz sizin psikolojik bir tedavi almanızı isteyecektir. Burun estetiği ameliyatları sizi mükemmeli bir güzelliğe ulaştıran değil mevcut olanı iyileştiren eskisine oranda daha estetik ve fonksiyonel olarak daha iyi işleyen bir buruna ulaştırmaktır..

Burun estetiği ameliyatları gelişim çağı sonrası yapılan estetik operasyonlardır. Bu ameliyatın yaş en erken yaş aralığı 16-17 yaşlarıdır. Bu genelde doktorunuzun sizi tedavi ettikten sonra alabilecepi bi karardır.. Plastik cerrahi operasyonlarında kazalar osonucu oluşmuş durumlarda yaş aralığı aranmaz ve burun estetiği uygulamaları yapılabilir. Unutulmaması gereken en önemli husus ise bunu hastanın ailesi değil kendisinin istemesidir. Cerrahınız kaç yaşında olursa olsun eğer bir cerrahi operasyon olmasında engel yoksa doktoru ameliyatı olacak kişi ile konuşur ve ameliyat isteyip istemediği hakkında ailesi ile değil onunla tartışır..

İnsanların En Sık Karşılaştığı Eklem Hastalığı

İnsanların En Sık Karşılaştığı Eklem Hastalığı

Kol kireçlenmesinin tıptaki adı osteoartrit olarak geçse de halk arasında kol kireçlenmesi olarak bilinmektedir. Kol kireçlenmesi insanlar arasında en sık görülen eklem hastalığıdır. Kireçlenme belirtileri olarak, eklem bölgelerinde oluşan şişlikler, hareket ederken ya da yaparken eklemlerin farklı bölgelerinden gelen değişik sesler, daha da ilerleyen dönemde hareket edememe durumlarından bahsedilebilir.

Koldaki eklemlerde bulunan osteoartritin ve kıkırdak dokuların zamanla incelerek görevlerini yerlerine getirememeleri ile kıkırdak çevresinde kemikler çıkıntı halini almaya başlamaktadır. Bu durumun oluşmasıyla eklemlerde yaşanan şişlikler nedeniyle bağ dokularının arasında kalınlaşma başlayarak eklemi koruma altına almaya çalıştığından kasılmalar hissedilmektedir. Yaşanan bu sıkıntıların birleşmesiyle eklemler kendilerini gerektiği gibi yenileyemezler. Bu demektir ki kol kireçlenmesi başlamıştır ve ağrılar yaşanacaktır. Bu açıklama kol kireçlenmesi neden olur sorusu için en uygun anlatım olacaktır.

Kol kireçlenmesi kimlerde görülür?

Birçok kişide farklı nedenlerden dolayı görülebilmektedir, kol kireçlenmesi nasıl geçer sorusuna muayene edilmeden cevap verilememe nedenlerinden birisi de budur. Bu yüzden kol kireçlenmesi neden olur diye soru yöneltilmesi yanlış olmasa da net bir şey denilemeyedebilir.

– Menopoza giren ya da girecek olan kadınlarda oluşum başlayabilir ve ilerleyen yaşlarda da devam eder.

– İş yaşamlarını ağır ve yorucu meslek gruplarında uzun süredir devam ettiren kişiler. Bu kişilerde kireçlenmenin kalıcı olması daha yüksek orandadır.

– Romatizmal ve iltihaplı olan çeşitli rahatsızlıkları olan kişilerde görülür.

– Fazla kiloya sahip olan kişilerde görülmeye başlanabilir ve daha sonrasında da devam ederek kalıcı hale gelebilir.

– Irsi olarak genetik geçişle bazı kişilerde de kireçlenme görülebilir.

– Aile büyüklerinde kalıtsal bir hastalık olarak kireçlenme var ise genel olarak bu rahatsızlık yeni nesillerdeki gençlerde de görülebilmektedir. Genç yaştakilerin kol kireçlenmesi neden olur sorunun cevabı farklı etkenler yok ise belki de bu şekilde verilebilir.

Kol kireçlenmesinin tedavisi nasıldır?

Peki, kol kireçlenmesi nasıl geçer. Kireçlenme belirtileri kimi zaman çok hafif olmakla birlikte bazen de kendini hissettirmeyebilir ve zaman ilerledikçe şiddetli ağrılarla fark edilebilir. Eğer ki belirtiler yavaş yavaş hissedilmeye başlandıysa vakit kaybetmeden bir doktora gidilmelidir. Çünkü bu tür hastalıklarda doktor tedavisi oldukça önemlidir. Her zaman kol kireçlenmesi nasıl geçer diye merak edilmiştir.

İşte buna verilebilecek en doğru açıklama, erken dönemde doktora gidilerek teşhisi konulan kol kireçlenmesinde ilaç tedavisi ile iyileşme sağlanabilmektedir ama daha da ilerledikten sonra durum fark edildiyse o zaman ilaç ile birlikte fizik tedavi uygulanması gerekecektir şeklinde olacaktır. Bununla birlikte evde de hareketlere dikkat edilmeli ve bitkisel yollarla da vücut sağlığı desteklenmelidir.