Etkin Fiziki Dinleme

 Beden duruşu: İnsanlar konuşarak anlaşmayı geliştirmeden önce, beden dilleri ile anlaşmışlardır. Beden dilleri aracılı ı ile duygularını, düşüncelerini, isteklerini, ihtiyaçlarını ve duygusal zenginliklerini başka insanlarla ayJ9şmışlardır. Böylece beden dilleri aracılığı ile aralarında bir iletişim ağı kurmayı başarmışlardır.etkin fiziki dinlemenin yararları, etkin fiziki dinleme nedir, etkin fiziki dinleme nasıldırİnsanlar günlük yaşantılarında çoğunlukla farkında olmadan beden dillerini etkili bir şekilde kullanırlar. İletişimde söylenecek sözleri kontrol altına almak mümkündür. Ancak bedeni kontrol etmek zordur. Çünkü beden, olaylara karşı kendiliğinden ani ve oldukça fazla tepkiler verir. Yüz yüze yapılan iletişimde gerçek duygu ve düşünceleri kelimelerin arkasına gizlemek mümkündür, Ancak beden dilini gizlemek çoğu zaman mümkün değildir (Baltaş ve Baltaş, 1994).

İletişim sırasında bakış tarzı, bakış süresi, göz kapaklarının açılışı, diğer birçok yüz ve göz hareketleri, insanlara bazı mesajlar iletir. Konuşmada vurgulamaları belirten el hareketleri, kıpırdanmalar ve vücudun duruş pozisyonu sözel iletişime katkıda bulunur (Morgan, 1984; Ailes, 1996). İnsanlar düşüncelerini sözel mesajlarla ifade edebilirler. Duygularını ise çoğunlukla ses tonları ve beden dillerine yansıtırlar.

Bu nedenle duygularını sözel olarak ifade edemeyebilirler. Ancak bu duygularını beden dillerine yansıtırlar.

Çocuk konuşurken anne-babasına kelimelerle, ses tonu ve eden dili ile mesajlar gönderir. Anne-baba da dinlerken yüz ifadeleri, el-kol hareketleri ve beden duruşu ile çocuğa geri-bildirim verir. Böylece çocuk, anne-babasının kendisini dinleyip dinlemediklerini, söylediklerini doğru anlayıp anlamadıklarını ya da sıkılıp sıkılmadıklarını anlamaya çalışır (Morgan, 1984; Dökmen, 1995). Anne-babanın, çocuğu dinlerken söylediklerini dinlediğini ve anladığını belirten tepkiler vermemesi, ondan uzaklaşmaya çalışması, sert ve sinirli ya da umursamaz jest ve mimikler sergilemesi çocukta rahatsızlık yaratabilir. Böyle bir durumda çocuk duygu, düşünce ve sorunlarını anne-babası ile paylaşmak istemez. Bu da aralarında gelişecek iletişimi engeller.

Çocuklar ikinci yaştan itibaren anne-babalarının yüz ifadelerinden, beden dillerinden, ses tonlarından onların kızgın olup olmadığını hemen anlarlar (Wechselberg ve Puyn, 1993).

Anne-baba, çocuğu dinlerken doğal duruş ve hareketleri ile bedenen dinler duruma geçmelidir. Dinlerken duruş ve hareketlerin doğal olması, iletişimde yapaylığı engeller ve çocuğun daha iyi dinlenmesini sağlar.